Pummel Art’ın hikayesi, bir iş planıyla veya pazar araştırmasıyla başlamadı. Bu hikaye, benim deriye duyduğum şahsi bir merakla, o malzemenin yaşayan dokusuna olan hayranlığımla başladı.
Bir cüzdanın veya bir çantanın sadece eşya taşımaya yaramadığını; zamanla sahibinin el izini, yaşanmışlığını ve karakterini taşıdığını fark ettiğimde bir karar verdim: "İnsanlar ceplerinde plastik ve soğuk nesneler değil, onlarla birlikte yaşayacak gerçek hikayeler taşımalı."
Ancak büyük hayaller, tek başına inşa edilmez.
Benim zihnimde canlanan o modern, sade ve karakterli tasarımların hayata geçmesi için, o hayali somutlaştıracak nasırlı ellere ihtiyaç vardı. İşte Pummel Art’ın kaderi, benim bu tutkumun, hayatını bu zanaata adamış, işin mutfağında pişmiş ustanın tecrübesiyle birleştiği gün değişti.
Bizimkisi bir usta-çırak ilişkisinden öte, aynı masanın etrafında kurulan bir güç birliğiydi. Ben hayal ettim, o işledi. Ben günümüz dünyasının ihtiyaçlarını masaya koydum, o ise yüzyıllık saraçlık geleneğinin tekniklerini...
Bugün atölyemizden çıkan her bir ürün, işte bu iki dünyanın birleşimidir.
Amacımız, İstanbul’daki bu atölyenin samimiyetini, deri kokusunu ve "yavaş üretimin" kalitesini sadece çevremize değil, milyonlara ulaştırmak. Çünkü inanıyoruz ki; el emeğiyle, sabırla ve dürüstçe yapılan işlerin dili evrenseldir.
Bu yolculukta bize eşlik ettiğiniz ve hikayemizin bir parçası olduğunuz için teşekkürler.
Pummel Art Ailesi